Ana SayfaEğitimHayır UNESCO, Evde Eğitim 'Kapsayıcılık' İçin Bir Tehdit Değil

Hayır UNESCO, Evde Eğitim ‘Kapsayıcılık’ İçin Bir Tehdit Değil

Evde eğitimi bir sorun olarak gören UNESCO, raporunda evde eğitimciler hakkındaki endişesini ‘paralel toplumlar’ oluşabilmesi riskiyle niteleyerek, evde eğitimi tercih eden kişileri yeni bir ötekileştirici isim altında değerlendiriyor.

UNESCO, dünya genelinde okul çağındaki çocukların neredeyse yarısının COVID-19 salgını nedeniyle okul dönemlerinin en az üçte ikisini kaybettiğini ve milyonlarca çocuğun ebeveynleri tarafından evde eğitildiğini bildiriyor.

Ancak 2020 Küresel Eğitim Raporu, evde eğitimin sunduğu olanakları vurgulamak yerine, bu pratik ve ödüllendirici eğitim seçeneğini kendilerine yuva edinen dünya çapındaki milyonlarca aileyi küçümsüyor.

UNESCO’nun ebeveynlerin yönlendirdiği eğitime yönelik şüphesi, kısa açıklamanın başlığında açıkça görülmektedir:

“Evde eğitim yaygınlaşıyor ama aynı zamanda kapsayıcılığın sınırlarını da test ediyor.”

Raporda, “Çocukların evde eğitilmesi birçok ülkede, özellikle de Avrupa’da yasa dışıdır” deniyor ve evde eğitimin “paralel toplumların” yükselişine katkıda bulunabileceği yönündeki desteksiz endişesi nedeniyle evde eğitimi yasaklayan Almanya’nın yanında yer alan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden alıntı yapılıyor.

Rapor, “bazı ülkelerin bu seçeneği nispeten basit koşullar altında giderek daha fazla kullanılabilir hale getirdiğini” isteksizce kabul ediyor.,

İtalya, Avusturya, İrlanda, İskoçya, Galler, İsviçre ve Belçika’da evde eğitim gören nüfus giderek artmaktadır.

Evde eğitimin okula devam yasalarına bir istisna olarak açıkça tanınmadığı Bulgaristan, Romanya, İspanya ve Hollanda gibi ülkelerde bile aileler çocuklarını devletin gereksiz müdahalesi olmadan evde eğitebilmektedir.

Şili, Panama, Brezilya ve Kolombiya evde eğitimin yasal statüsünü tanımak isteyen ülkeler arasındadır.

Almanya ve İsveç gibi birkaç Avrupa ülkesi evde eğitime sert bir şekilde yaklaşmaktadır ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un yanlış yönlendirilmiş bir önerisi evde eğitim alanlara yeni yükler getirecektir.

Son yıllarda, evde eğitim Litvanya ve Ukrayna gibi giderek artan sayıda ülke tarafından açıkça tanınmıştır.

Ancak Avrupa’da evde eğitimin yasal statüsü hakkındaki yanlış bilgilerin yanı sıra, bu rapor gerçekte ne hakkındadır?

Ne yazık ki Birleşmiş Milletler, ebeveyn seçimini desteklemek veya çocukların bireysel ihtiyaçlarına odaklanmak yerine eğitimin devlet tarafından kontrol edilmesini tercih ediyor gibi görünmektedir.

BM Çocuk Hakları Komitesi 2005 yılında “sivil toplumun rolü devletin rolünün yerine geçmemeli, tamamlayıcı olmalıdır” demiştir. Bu, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 26.3. maddesinde yer alan “ebeveynlerin çocuklarının ne tür bir eğitim alacağına önceden karar verme hakkına sahip olduğu” şeklindeki ifadeyle ve aileyi “toplumun temel grup birimi” olarak kabul eden 16.3. maddesiyle uyuşmamaktadır.

Eğer BM çocukların eğitimiyle gerçekten ilgileniyorsa, özellikle de bu kadar çok çocuk okul dışında ve evde ebeveynleriyle birlikteyken, bu düzenlemenin topluma fayda sağlaması için daha fazla çaba göstermesi mantıklı olmaz mıydı?

Bunun yerine BM, evde eğitimin demokrasi ve çoğulculuğun çıkarlarına aykırı olduğu şeklindeki aşırı görüşe gereğinden fazla önem veriyor.

İroniyi görmüyor mu?

Çoğu ülkenin izin verdiği bir eğitim biçimini yasaklayan ve zulmeden bir ülkeyi sergiliyor ve bunun çoğulculuk ve demokrasi olduğunu mu iddia ediyor? Amerikalıların BM’ye bu kadar şüpheyle yaklaşmasına şaşmamalı.

Bilimsel araştırmalar evde eğitimin dışlayıcı olmadığını, “paralel toplumlar” yaratmadığını ve çocuklar için iyi olduğunu göstermektedir.

Vanderbilt Üniversitesi’nden Joseph Murphy, evde eğitimin en az devlet okullarında ya da özel okullarda eğitim gören meslektaşları kadar iyi eğitim almış ve sosyalleşmiş bireyler yetiştirdiğini gösteren tüm araştırmaları incelemiştir.

Eğitim uzmanı Lindsey Burke’ün literatür taraması, hakemli çalışmaların çoğunun evde eğitim için üstün akademik sonuçlara işaret ettiğini göstermektedir.

Ulusal Evde Eğitim Araştırma Enstitüsü Başkanı Brian Ray’in evde eğitim mezunları üzerinde yaptığı anketler, bu kişilerin topluma entegre olduklarını gösterirken, Arkansas Üniversitesi’nden Albert Cheng’in çalışması da evde eğitim mezunlarının akranlarına göre siyasi açıdan daha hoşgörülü olduklarını ortaya koyuyor.

UNESCO’nun raporunda evde eğitimden bahsetmesi, hatta benim evde eğitimin gelişimiyle ilgili makaleme atıfta bulunması beni memnun etti.

Ancak kendini insan haklarına adamış ve çocuk hakları ve eğitiminin savunucusu olduğunu iddia eden bir kuruluşun, pek çok çocuğun faydalandığı ve yenilik ve yeni düşünce biçimleri gerektiğinde eğitim için çözümler sunan bir eğitim seçeneği hakkında bu kadar olumsuz yazması rahatsız edici.

Eğer BM, okulların içinde bulunduğu eğitim kaosuna ve sorunlarına gerçekten çözüm arıyorsa, evde eğitim bunlardan biridir.


Yazar: Michael P. Donnelly

Michael P. Donnelly, Home School Legal Defense Association’ın (Ev Okulu Yasal Savunma Derneği) kıdemli danışmanıdır.


Kaynak: ” No, UNESCO, home schooling is not a threat to ‘inclusion’

Unesco Raporu: Global education monitoring report, 2020: Inclusion and education: all means all

Benzer Haberler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Daha Fazlası

TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ; OKUL ÖNCESİ GÖRÜŞ ÖNERİ

Müfredat tavsiyelerine inmeden evvel, Okul Öncesi eğitimini zorunlu hale getirme projesinin küreselci talimatlardan ileri geldiğini gayet iyi biliyoruz. Amerika’da Biden yönetimi tarafından “Evrensel Okul Öncesi Programı” adıyla başlatılan projenin, Amerika evreni kuşatan bir ülke olmamasına rağmen böyle bir isimle açıklanması, projenin küreselci alt yapısını anlamak için yeterlidir. Fakat Amerika’da...

Joe Biden’ın ‘Evrensel Anaokulu Programı’ Neden Bir Felakettir?

Biden İdaresi geçen yıl, üç ve dört yaşındaki tüm çocuklar için “evrensel okul öncesi programını” duyurdu. Halbuki çalışmalar, hükümetlerin belirlediği anaokulu programlarının, katılan çocuklara yarardan çok zarar verdiğini gösteriyor. Bilindiği üzere Amerika’da zorunlu eğitim, çoğu eyalet için, 6 yaşında başlayan 12 yıllık bir süreçtir. Bunun öncesinde 1 yıl, zorunlu...