“Eğitim sistemimizin saçmalığına geri gelmek isterim:
Bu sistemin amacı bizi iyi ve bilge biri haline getirmek değil; bilgili bir insan yapmaktı.
Bunu başardığını da söyleyebilirim.
Okullarda bize erdemi aramayı ya da bilgeliği kucaklamayı değil ancak bu sözcüklerin türemiş hallerini ve köklerini öğrettiler.
Hemen şu soruları soruyoruz,
‘Yunanca ya da Latince biliyor mu?’, ‘Şiir ya da düzyazı yazabilir mi?’
Ama asıl önemli soruyu sormak en son aklımıza geliyor:
‘Daha iyi bir insan, daha bilge biri oldu mu?’
Oysa kimin daha çok şeyden anladığını değil kimin daha iyi anladığını merak etmeliyiz.
Biz yalnızca belleğimizi doldurmakla uğraşıyor, kavramayı, doğruyu yanlıştan ayırt etme becerisini kazanmayı o kadar da önemsemiyoruz.”