Kökleri bilim devrimine ve Aydınlanma hareketine giden modern Batı’nın ürettiği bilgi ve bilme biçimleri, özünde sekülerdir ve İslâm’ın temel kabulleriyle çatışma içerisindedir.
Bu seküler bilgi, modern bilimden eğitim sistemine, film sanayiinden uluslararası kuruluşlara kadar çok geniş bir kurumlar ağı tarafından üretildiği ve norm olarak takdim edildiği için, batılı olmayan toplumlar ve özellikle İslâm dünyası için entelektüel bir tehdit ve meydan okumadır.
Bu yüzden, hem çağdaş Batı düşüncesiyle diyaloğa girmenin, hem de İslâm tefekkür geleceğini yeniden ihya ve inşa etmenin ön şartı olarak, “bilginin batılılaşmaktan kurtarılması” (dewesternization of knowledge) gerekir.